WhatsApp ile Ulaşın +90 (312) 911 77 77
Prof. Dr. Aydan Biri
08 Şubat 2025

Preeklampsi Taraması: Aspirin Tedavisi Kimlere Verilmeli?

Birinci trimester preeklampsi taraması sonuçlarına göre düşük doz aspirin tedavisinin etkinliği.

Preeklampsi taraması, gebeliğin ilk trimesterinde yapılan ve anne adayının bu ciddi komplikasyona yakalanma riskini önceden belirlemeyen en etkili yöntemdir. Preeklampsi; yüksek tansiyon, idrarda protein kaybı ve organ hasarı ile seyreden, hem anne hem bebek sağlığını tehdit eden bir gebelik komplikasyonudur. Erken dönemde yapılan tarama sayesinde yüksek riskli gebeler belirlenir ve düşük doz aspirin tedavisi ile hastalığın önlenmesi mümkün hale gelir.

Preeklampsi Taraması Nedir ve Neden Önemlidir?

Preeklampsi taraması, gebeliğin 11-14. haftaları arasında gerçekleştirilen kombine bir değerlendirmedir. Bu tarama; anne yaşı, vücut kitle indeksi, tıbbi öykü, uterin arter doppler ölçümü, ortalama arter basıncı ve biyokimyasal belirteçleri (PAPP-A, PlGF) bir arada değerlendirir. Amaç, preeklampsi gelişme olasılığı yüksek olan gebeleri henüz hastalık ortaya çıkmadan tespit etmektir.

Dünya genelinde gebeliklerin yaklaşık %2-8'inde preeklampsi görülmektedir. Erken başlangıçlı preeklampsi (34. haftadan önce) özellikle tehlikelidir; anne ve bebek ölüm oranlarını ciddi şekilde artırır. İlk trimester preeklampsi taraması, erken başlangıçlı vakaların %90'ından fazlasını öngörebilme kapasitesine sahiptir.

Gebelikte tansiyon yüksekliği yaşayan anne adaylarının mutlaka bu taramadan geçmiş olması önerilir. Tarama sonuçları, kişiye özel bir risk skoru üretir ve tedavi kararını yönlendirir.

Preeklampsi İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Preeklampsi riski birçok faktöre bağlı olarak değişir. Bu faktörlerin bilinmesi, tarama öncesi ön değerlendirme açısından büyük önem taşır. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Derneği (ACOG) risk faktörlerini yüksek ve orta düzey olarak iki gruba ayırmaktadır.

Yüksek Risk Faktörleri

  • Önceki gebelikte preeklampsi öyküsü
  • Çoğul gebelik (ikiz, üçüz)
  • Kronik hipertansiyon (gebelik öncesi var olan yüksek tansiyon)
  • Tip 1 veya Tip 2 diyabet
  • Kronik böbrek hastalığı
  • Sistemik lupus eritematozus (SLE) veya antifosfolipid sendromu gibi otoimmün hastalıklar

Orta Düzey Risk Faktörleri

  • İlk gebelik (nulliparite)
  • 35 yaş ve üzeri anne yaşı
  • Vücut kitle indeksinin 30 üzerinde olması (obezite)
  • Ailede preeklampsi öyküsü (anne veya kız kardeş)
  • Önceki gebelikte düşük doğum ağırlıklı bebek
  • Gebelikler arasında 10 yıldan uzun süre geçmesi
  • Yardımcı üreme teknikleri ile gebe kalma (IVF)

ACOG rehberine göre bir yüksek risk faktörü veya iki ya da daha fazla orta düzey risk faktörü bulunan gebelere düşük doz aspirin tedavisi başlanmalıdır. Gebelik öncesi kontrol sırasında bu risk faktörlerinin değerlendirilmesi, erken müdahale şansını artırır.

İlk Trimester Tarama Nasıl Yapılır?

Preeklampsi taraması genellikle 11-13+6 haftalık gebelikte, ense saydamlığı ölçümü ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilir. Taramada kullanılan parametreler şunlardır:

Parametre Açıklama Ölçüm Yöntemi
Ortalama Arter Basıncı (MAP) Her iki koldan ölçülen kan basıncının ortalaması Standart tansiyon ölçümü
Uterin Arter Doppler (UtA-PI) Rahime giden kan akımının direnci Ultrason ile doppler ölçümü
PAPP-A Plasenta kaynaklı protein düzeyi Kan testi
PlGF Plasental büyüme faktörü düzeyi Kan testi
Maternal Faktörler Yaş, kilo, tıbbi ve aile öyküsü Anamnez formu

Fetal Medicine Foundation (FMF) algoritması, tüm bu parametreleri bir arada değerlendirerek kişiye özel bir risk oranı hesaplar. Risk oranı 1/100'ün üzerinde olan gebeler yüksek riskli kabul edilir. Bu kombine tarama yöntemi, yalnızca anamneze dayalı değerlendirmeye göre çok daha yüksek doğruluk oranına sahiptir.

Düşük Doz Aspirin Tedavisi Kimlere Verilmeli?

Preeklampsi taramasında yüksek risk saptanan gebelere düşük doz aspirin tedavisi önerilir. ACOG, NICE (İngiltere Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmellik Enstitüsü) ve WHO rehberleri bu konuda benzer öneriler sunmaktadır; ancak bazı detaylarda farklılıklar bulunur.

ACOG Önerileri

ACOG, günde 81 mg düşük doz aspirin kullanımını önerir. Tedaviye 12-28. haftalar arasında başlanmalı, ideal olan 16. haftadan önce başlamaktır. Tedavi doğuma kadar sürdürülür. Bir yüksek risk faktörü veya ikiden fazla orta risk faktörü bulunan tüm gebelere aspirin başlanmalıdır.

NICE Rehberi Önerileri

NICE rehberi günde 150 mg aspirin dozunu önerir ve tedaviye 12. haftada başlanmasını tavsiye eder. Tedavi 36. haftaya kadar devam ettirilir. NICE ayrıca aspirin kullanımının gece yatmadan önce alınmasını önerir; bu sayede ilacın etkinliğinin artacağı düşünülmektedir.

Aspirin Dozları ve Rehber Karşılaştırması

Özellik ACOG NICE WHO
Önerilen doz 81 mg/gün 150 mg/gün 75-100 mg/gün
Başlangıç zamanı 12-16. hafta 12. hafta 12-20. hafta
Bitiş zamanı Doğuma kadar 36. hafta Doğuma kadar
Endikasyon Risk faktörleri + tarama Risk faktörleri + tarama Risk faktörleri

Güncel kanıtlar, 150 mg dozun 81 mg'a kıyasla erken başlangıçlı preeklampsinin önlenmesinde daha etkili olabileceğini göstermektedir. Ancak her iki doz da plasebo ile karşılaştırıldığında anlamlı fayda sağlamaktadır.

Aspirinin Preeklampsideki Etki Mekanizması

Düşük doz aspirin, tromboksan A2 sentezini inhibe ederek trombosit agregasyonunu azaltır. Preeklampside plasental damarlar yeterince gelişemez ve uterin arter kan akımı bozulur. Aspirin, bu süreci düzenleyerek plasentanın daha sağlıklı gelişmesine katkıda bulunur.

Aspirinin etkili olabilmesi için tedaviye 16. haftadan önce başlanması kritik öneme sahiptir. Çünkü plasental damarlanma büyük ölçüde ilk trimesterin sonunda ve ikinci trimesterin başında tamamlanır. Geç başlanan aspirin tedavisi, preeklampsi riskini azaltmada yetersiz kalmaktadır.

ASPRE çalışması (2017), 150 mg aspirinin 12. haftadan itibaren kullanılmasının erken başlangıçlı preeklampsi riskini %62 oranında azalttığını göstermiştir. Bu çalışma, tarama temelli aspirin yaklaşımının bilimsel temelini oluşturmaktadır.

Aspirin Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Düşük doz aspirin genellikle güvenli kabul edilir; ancak bazı durumlarda dikkatli olunmalıdır. Aspirine alerjisi olan, aktif gastrointestinal kanaması bulunan veya kanama bozukluğu olan gebelerde kullanılmamalıdır. Tedavi süresince düzenli kan basıncı takibi yapılmalıdır.

Gebelikte kanama şikayeti olan anne adaylarının aspirin kullanımı konusunda mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Aspirin düşük dozda bile kanama riskini hafif düzeyde artırabilir; bu nedenle bireysel değerlendirme şarttır.

Gebelik sürecinde enfeksiyon gibi ek komplikasyonlar varlığında tedavi planı yeniden gözden geçirilmelidir. Aspirin kullanımı sırasında herhangi bir yan etki fark edildiğinde doktora başvurulmalıdır.

Preeklampsi Taraması Sonrası Takip Nasıl Olmalı?

Tarama sonucuna göre düşük veya yüksek riskli olarak sınıflandırılan gebelerin takip planları farklılık gösterir. Yüksek riskli gebeler daha sık kontrol altına alınır ve ek testlerle izlenir.

Yüksek Riskli Gebelerde Takip

  • İki haftada bir kan basıncı ölçümü ve idrar tetkiki
  • 24-28. haftalarda uterin arter doppler kontrolü
  • Karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerinin düzenli takibi
  • Bebek büyümesinin ultrason ile değerlendirilmesi
  • 32-36. haftalar arasında PlGF veya sFlt-1/PlGF oranı kontrolü
  • Preeklampsi belirtileri konusunda hasta eğitimi

Düşük Riskli Gebelerde Takip

Taramada düşük risk saptanan gebelerde rutin gebelik takibi yeterlidir. Ancak gebeliğin ilerleyen haftalarında ödem, baş ağrısı, görme bozuklukları veya ani kilo artışı gibi belirtiler ortaya çıkarsa preeklampsi değerlendirmesi tekrarlanmalıdır.

Anne adaylarının gebelikte stres ve anksiyete yönetimine de dikkat etmesi önerilir. Stresin kan basıncı üzerindeki olumsuz etkisi bilinmektedir. Dengeli bir yaşam tarzı, preeklampsi riskini dolaylı olarak azaltabilir.

Preeklampsiyi Önlemek İçin Yaşam Tarzı Önerileri

Aspirin tedavisinin yanı sıra bazı yaşam tarzı değişiklikleri de preeklampsi riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Yeterli kalsiyum alımı (günde 1.5-2 g), özellikle kalsiyum alımı düşük olan toplumlarda WHO tarafından önerilmektedir.

Düzenli ve ılımlı egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli sıvı alımı genel gebelik sağlığını destekler. Kaliteli uyku ve düzenli dinlenme de vasküler sağlık açısından önemlidir.

D vitamini eksikliğinin preeklampsi ile ilişkili olabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu nedenle gebelikte D vitamini düzeyinin kontrol edilmesi ve gerekiyorsa takviye yapılması değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Preeklampsi taraması her gebede yapılmalı mı?

İlk trimester kombine preeklampsi taraması, ideal olarak tüm gebelere önerilir. Ancak tüm merkezlerde bu kapsamlı tarama yapılamamaktadır. En azından risk faktörlerine dayalı bir değerlendirme her gebe için yapılmalıdır.

Aspirin bebeğe zarar verir mi?

Düşük doz aspirinin (75-150 mg) bebek üzerinde zararlı bir etki gösterdiğine dair kanıt bulunmamaktadır. Büyük çaplı çalışmalar, gebelikte düşük doz aspirin kullanımının güvenli olduğunu doğrulamıştır. Yüksek doz aspirin ise gebelikte kontrendikedir.

Gebelik zehirlenmesi ile preeklampsi aynı şey midir?

Evet, halk arasında "gebelik zehirlenmesi" olarak bilinen durum tıbbi olarak preeklampsi veya toksemi olarak adlandırılır. Her iki terim de aynı klinik tabloyu ifade etmektedir.

Sonuç

Preeklampsi taraması, anne ve bebek sağlığını korumak adına gebeliğin en kritik taramalarından biridir. İlk trimesterde yapılan kombine değerlendirme sayesinde yüksek riskli gebeler erken dönemde tespit edilir ve düşük doz aspirin tedavisi ile hastalığın önlenmesi büyük ölçüde mümkün hale gelir. Gebelik planlayan veya yeni gebe kalan tüm kadınların bu tarama hakkında doktorlarıyla konuşmaları ve gebelik haftasını doğru hesaplayarak tarama zamanlamasını kaçırmamaları hayati önem taşır.

Diğer Yazılar

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin
Profesyonel Destek Alın

Riskli gebelik sürecinizde Prof. Dr. Aydan Biri ile güvende olun. Detaylı değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı için hemen randevu alın.